Jul 18 2008
Kıymetli Evrak Hukuku İle İlgili Bilgiler
Kıymetli Evrak Hukuku İle İlgili Bilgiler*Â
 Â
I- Genel Bilgi
“Kıymetli Evrak” kavramı Türk Ticaret Kanunu‘nun 557. maddesinde “Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunların içeriÄŸinde yer alan hak senetten ayrı ileri sürülemediÄŸi gibi, senetten ayrı olarak da devredilemez.” ÅŸeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanımdan kıymetli evrakın unsurları; senet, devredilebilir nitelikte bir hak, ancak senetle birlikte devri mümkün olabilen bir hak olarak belirleyebiliriz.
Â
Kıymetli evrak devir bakımından üç sınıfa ayrılır. Bunlar:
- Nama yazılı kıymetli evrak
- Emre yazılı kıymetli evrak
- Hamiline yazılı kıymetli evraktır.
Â
Nama yazılı kıymetli evrakın tanımı TTK’nın 566. maddesinde: ” Belli bir ÅŸahsın namına yazılı olup da onun emrine kaydını ihtiva etmeyen ve kanunen de emre yazılı sentlerden sayılmayan kıymetli evrak nama yazılı senet sayılır.” biçiminde yapılmıştır.
Â
Buna göre, kanunen emre yazılı senetlerin (Poliçe, bono ve çek ) nama yazılı senet haline dönüştürülmesi; sadece senet üzerinde isim yazılması ile mümkün deÄŸildir. Bundan baÅŸka emre yazılı senet üzerine “emre olmadığı” veya “nama yazılı olduÄŸu” açıkça belirtilmelidir.
Â
Nama yazılı kıymetli evrakın devri ciro ile mümkün değildir. Bu tür senetler, devir beyanı ve zilyetliğin devri ile devredilebilmektedirler. Yapılacak devir beyanı yazılı olmak ve asgari olarak devredenin imzası ile devir alanın kim olduğunu içermelidir.
Â
Hamiline yazılı kıymetli evrakın tanımı, TTK’nın 570. maddesinde: ” Senedin metin veya ÅŸeklinden, hamili kim ise o kimsenin hak sahibi sayılacağı anlaşılan her kıymetli evrak hamiline sayılır.” biçiminde yapılmıştır.
Â
Hamiline yazılı kıymetli evrak, devir şekli açısından en kolay devri olanıdır. Her üç tip kıymetli evrak bakımından da geçerli olan zilyetliğin devri, hamiline yazılı kıymetli evrak bakımından başkaca bir hukuki işleme gerek olmaksızın devri sağlamaktadır.
Â
Emre yazılı kıymetli evrakın tanımı, TTK’nın 736. maddesinde ÅŸu ÅŸekilde yapılmıştır: ” Emre yazılı olan veya kanunen böyle sayılan kıymetli evrak, emre yazılı senetlerdir.”
Â
Kanunen emre yazılı senetler: Çek, poliçe ve bonodur. Kanunen emre yazılı olmayan bir kıymetli evrak; ancak “emrine” veya “emrü havalesine ” gibi kayıtlar konularak emre yazılı haline dönüştürülebilir.
Â
Emre yazılı senetlerin devri de tüm diğer kıymetli evraklar gibi zilyetliğin devrine ihtiyaç göstermektedir. Ancak bu tür kıymetli evrakta zilyetliğin devrinden önce ciro adı verilen bir işlem söz konusu olmakta ve devir ciro + teslim şeklinde gerçekleşmektedir.
Â
Ciro, mutlaka senedin üstünde veya senedin uzantısı olan alonj üzerinde yapılmalıdır. Tam ciro ve beyaz ciro olmak üzere ciro iki türdür. Tam ciroda devralanın adı belirtilerek “ödeyiniz” ibaresine yer verilir. Beyaz ciroda ise, “ödeyiniz” veya sadece imza vaaz edilerek yapılır. Ancak her iki ciro türünde de imza bulunmalıdır.
Â
II- KAMBİYO SENETLERİ
Bir kıymetli evrak türü olan kambiyo senetleri kanunumuzda tahdidi olarak sayılmıştır. Buna göre, poliçe, çek ve bono kambiyo senedidir. Biz poliçenin ticari hayatta hemen hemen hiç kullanılmaması sebebiyle sadece bono ve çek hakkında kısa bilgi vereceğiz.
Â
A- Bono
Bono, kayıtsız ÅŸartsız belli bir bedeli ödeme vaadini içerir.Bono ikili bir iliÅŸkidir. Bono keÅŸideci tarafından düzenlenir ve lehdara verilir.Lehdar ilk hamildir.       Â
 Â
Bonoda bulunması gerekli şekli şartlar aşağıda belirtilmiştir. Söz konusu şartların mevcut olmaması senedin butlanına (geçersizliğine) neden olmayıp; sadece bono olarak hüküm ifade etmesine imkan bırakmamaktadır.
- Bono veya emre muharrer senet kelimeleri bulunmalı.
- Belli bir bedelin kayıtsız ÅŸartsız ödeneceÄŸi vaadi bulunmalı. Bu itibarla bonoda kesin bir rakam belirtilmelidir. Bedelin mutlaka Türk Lirası olarak gösterilmesi gerekmez. Yabancı para ile de bono düzenlenebilir. Bedel yabancı para ile gösterilmiÅŸse “aynen ödeme” kaydı öngörülüp öngörülmediÄŸine göre hareket edilir.EÄŸer, bonoda aynen ödeme kaydı bulunuyorsa ödeme muhakkak o yabancı para birimi ile yapılmalıdır. Ancak bu kayıt bulunmuyorsa ödeme, keÅŸideci tarafından ister Türk parası ile, ister yabancı para ile ödenebilir.
- Yazı ile belirtilen bedelle rakamla yazılan bedel farklılık arz ediyorsa yazı ile yazılan geçerli kabul edilir. Bono bedeli yalnız rakamla veya yalnız yazıyla birden çok gösterilmişse en az olan bedel geçerli sayılır.
- Ayrıca bilindiği gibi, 1.1.2005 tarihinden itibaren tüm resmi evraklarda bedelin YTL olarak belirtilmesi zorunludur.
- Lehtar gösterilmeli (Kime ödeme yapılacağı belirtilmeli).
- Bonoyu tanzim edenin imzası bulunmalı (İmza sürküsünü de almanızda yarar var). Bono birden ziyade kişi tarafından düzenlenebilir Bu durumda her biri ayrı ayrı imzalamalıdır.
- Bononun tanzim edildiği tarih ve yer belirtilmelidir. Düzenleme yeri gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adı ve soyadı yanında yazılı yerde düzenlenmiş sayılır(TTK 689 IV). Düzenleme yeri gösterilmemiş; düzenleyenin adının ve soyadının yanında da bir yer belirtilmemişse bono batıldır.
- Düzenleme yerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılır olması kayıt ve koÅŸulu ile düzenleme yerine iliÅŸkin kısaltmalar kullanılması caizdir.Bu itibarla, İstanbul yerine “İst.” Kısaltması kullanılabilir.
- Ödeme yeri belirtilmeli (Ancak bonoda ödeme yeri belirtilmemişse bononun tanzim edildiği yer ödeme yeri olarak kabul edilir. Tanzim edildiği yer de gösterilmemişse düzenleyenin adının ve soyadının yanındaki yer ödeme yeri olarak kabul edilir. Bu da gösterilmemişse bono geçersizdir. TTK 689/II ).
- Bonoda vade esaslı ÅŸekil ÅŸartı deÄŸildir; vade yazılmamış ise bono görüldüğünde vadeli sayılır.Ancak uygulamada genellikle vade kesin olarak belirtilir.Â
Â
Ayrıca istenirse bononun ön yüzüne aval şerhi konarak bir başka şahsın da borçlunun borcunu taahhüt etmesi sağlanabilir.Aval veren bononun önüne imza atarak borçlunun borcuna müteselsil kefil olacağını beyan eder. Bononu arkasına şerhsiz atılan imza ciro anlamındadır. Ancak ön tarafına atılan imza aval hükümdedir.
Â
Görüldüğü gibi bonoda zorunlu unsurlar: bono kelimesi, kayıtsız ÅŸartsız belli bir bedeli ödeme vaadi, lehdar, düzenleme tarihi ve düzenleyenin imzasıdır. Yukarıda da belirtildiÄŸi üzere, bu ÅŸekli unsurlara yer verilmemesi bonoyu geçersiz kılmakta ve adi senet haline getirmektedir.  Â
Â
Bonolarda belirlenen bedel ödenmediği takdirde hamil-vadeden itibaren- iki iş günü içinde protesto keşide ederek kendisinden önce gelen diğer kişilere (cirantalara, avalistlere ve düzenleyene) müracaat eder. Zira, hamilin müracaat hakkına başvurabilmesinin şekli şartı ödememe protestosudur.
Â
Ödememe protestosu vade tarihinden itibaren iki iş günü içinde ve mesai saatlerinde noter aracılığıyla çekilir. Ancak, lehdar (siz) bonoyu tanzim edene karşı protesto çekmeden her zaman düzenleme tarihinden itibaren zamanaşımı süresi içinde ibraz ederek ödenmesini talep edebilir. Bunu üzerine, bonoyu düzenleyip veren, senedin ödenmek üzere kendisine ibrazı anından itibaren mütemerrit hale düşer. Ancak bonoyu tanzim edene karşı yöneltilebilecek talep hakları, vadeden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Â
Bonoda zamanaşımını kesen sebepler: Dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi ve alacağın iflas masasına bildirilmesidir(TKK 662, 690/I).
Â
Son olarak bononun ciro edilmesi konusunda şu hususlara değinmekte fayda görüyoruz. Ciro; temlik, tahsil ve rehin olmak üzere üç türdür. Temlik cirosu: Bononun mülkiyetini devretmek için yapılır. Temlik cirosu tam ciro veya beyaz ciro şeklinde yapılabilir. Tam ciroda lehine işlem yapılan kişi ismen belirtilir. Bundan başka ciranta tarafından imzalanması gerekir. Bu suretle tam ciroda devreden ve devralan bono üzerinde belli olur.
Â
Beyaz ciroda ise, ciro edilen ismen belirtilmez. Beyaz cironun geçerli olabilmesi için bononun arka yüzüne ya da arka yüzünün devamı sayılan ve alonj adı verilen eklenti ( kağıt ) üzerine yapılmış olması gerekir. Beyaz ciro, “ödeyiniz” ibaresi ile ciro edenin imzasından oluÅŸabileceÄŸi gibi, sadece ciro edenin imzasından da oluÅŸabilir.
Â
Tahsil cirosunda, ciro eden ciro edilene bononun içerdiÄŸi alacağı kendi adına tahsil etmek yetkisini verir. Rehin cirosunda ise, bononun içerdiÄŸi alacak üzerinde rehin hakkı tesis etmek için yapılır. Â
Â
 Â
B- Çek
Kambiyo senetlerinden biri de çektir. Çek, TTK’da ve Çek Kanununda düzenlenmiÅŸtir. Bir senedin çek olarak nitelendirilmesi için TTK ve Çek K’da asgari ÅŸu unsurlar belirlenmiÅŸtir.
- Çek kelimesi bulunmalıdır.Â
- Belirli bir bedelin ödenmesi ilişkin kayıtsız şartsız bir havale olmalıdır.
- Çeki ödeyecek kimsenin, yani muhatabın belirtilmesi gerekmektedir. Türkiye’de ödenecek çeklerde muhatap muhakkak banka olmalıdır.
- Çekte ödeme yeri de şekil şartlarındandır. Ödeme yerine ilişkin bir açıklığın bulunmaması durumunda muhatabın ünvanının yanındaki yer ödeme yeri kabul edilir. Muhatabın ünvanının bulunduğu yerde birden fazla yer ismi yazılı ise ilk yazılan esas alınır.
- Çekte keşide yeri ve günü de açıkça belirtilmelidir. Zira, çekin muhatap bankaya ibraz süreleri başlangıcı için keşide günü dikkate alınır.
- KeÅŸidecinin imzası, vergi kimlik numarası bulunmalıdır. Ayrıca, Çek Kanununa göre vergi kimlik numarasının yanı sıra, çekle iÅŸleyen hesabın bulunduÄŸu ÅŸubenin adı ile hesap numarasının yazılması zaruridir.Â
Yukarıda belirtilen unsurların birini taşımayan çek, çek olarak nitelendirilemeyecek; adi senet hükmünde olacaktır.
Â
Çekle ilgili bir diğer önemli konu ise çekin ibraz yeri ve ödeme süresidir. Kural olarak çek ödeme yerinde muhatap bankaya ibraz edilir. Türk hukukunda ödeme yeri ayrıca gösterilmediğinden muhatabın ticaret ünvanı yanında gösterilen ve keşidecinin çek hesabının bulunduğu şube olacaktır. Eğer muhatabın ünvanının yanında da yer belirtilmemişse, ödeme için ibra yeri muhatabın merkezi olacaktır.
Â
Çekte ibraz süresi çok önemlidir. Zira çeke dayalı alacak hakkı; ancak çek bu sürelere uygun ibraz edilmesi durumunda muaccel hale gelir ve ödenmemesi gerekçesiyle kanunen öngörülen hukuki ve cezai yaptırımlar uygulanabilir. İbraz süreleri TTK 708/1′de düzenlenmiÅŸtir. Bu maddeye göre: ” Bir çek keÅŸide edildiÄŸi yerde ödenecekse on gün; keÅŸide edildiÄŸi yerden baÅŸka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. ÖdeneceÄŸi memleketten baÅŸka bir memlekette keÅŸide edilen çek, keÅŸide yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Bu bakımından, bir Avrupa memleketinde çekilip de Akdeniz’de sahili bulunan bir memlekette ödenecek olan ve bilmukabele Akdeniz’de sahili olan bir memlekette çekilip bir Avrupa memleketinde ödenmesi lazım gelen çekler aynı kıtada keÅŸide edilmiÅŸ ve ödenmesi ÅŸart kılınmış sayılır.” denilmektedir. Yine aynı maddede bu ibraz sürelerinin keÅŸide günü olarak gösterilen tarihten itibaren iÅŸleyeceÄŸi hükme baÄŸlanmıştır.
Â
Çekte zamanaşımı süresi bonoya oranla daha kısa tutulmuştur. Çekte zamanaşımı süresi altı aydır.Hamilin, keşideci dahil tüm müracaat borçlularına, bu anlamda cirantalar ve avalistlere karşı sahip olduğu başvuru hakkı açısından ibraz süresinin bitiminden itibaren ve çek borçlularından birinin diğerlerine karşı haiz olduğu başvuru hakkı açısından ise, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yoluyla kendisine karşı dermeyan edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.
Â
NOT: 4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun taksitli satışlara ilişkin 6/A maddesi, taksitli satışlarda düzenlenecek kambiyo senetlerinin nama yazılı olması gerektiğini, aksi takdirde kambiyo senedinin geçersiz olacağını hüküm altına almıştır. Bu itibarla taksitli satışlarda, yukarıda verilen bilgiler ışığında düzenlenecek kambiyo senetlerinin nama yazılı düzenlenmesi gerekmektedir.
 Â
* Av. Ali Volkan Özgüven tarafından yollanmıştır.
